Estas Tonne: Gezgin Bir Gitarist

Estas Tonne orijinal adıyla Stanislav Tonne Ukrayna’da (eski SSCB) 1975’te doğmuştur. 6 yaşında müzik eğitimi almış, 10’lu yaşlarında müziğe 11 yıl ara vermiş. Bu sırada ailesiyle beraber birçok farklı ülkeye göç etmişler. En son durakları olan Amerika’da sokak müzisyenliğine başladığında asıl ününe kavuşmuş diyebilirim.Müzisyen kimliği öne çıktıktan sonra elinde gitarı Avrupa’yı dolaşmış. Baya da bir ülke gezmiş. Güney Amerika’nın çeşitli yerlerinde de çalmışlığı var. İşin ilginci bunu para için yapmamış. Estas Tonne, tıpkı bir derviş gibi elinde gitar dolanmış. Dolandıkça da müziğinin katmanları artmış, kendine has tarzı ortaya çıkmış. Aslında müziğinde Flamenko baskın gibi gözükse de kimi zaman Latin müziği, Çingene müziğinin etkilerini hatta elektronik müzik etkilerini bile görebilirsiniz. Hint kültürü ve müziği ile de ilgilenmiş hint müzisyenlerle beraber çalmış. Gitarı çok sesli kullanabilen en iyi adamlardan biri bana göre şu dünyada Estas Tonne. Fingerstyle (tırnakla) bu kadar iyi çalabilen sanırım Paco De Lucia vardır.

Şarkıları John Locke’un dediği gibi “tabula rasa” gibidir. Siz istediğiniz gibi doldurabilirsiniz. Estas Tonne şarkılarında sözler yoktur ve kendinizi müziğe bırakırsınız. Gitarının kenarına koyduğu tütsüyle iyice ambiyans yapmasını da bilir. Bazıları İsa’ya benzetip müziğin Jesus’u (İsa’sı) derler. Birçok eseri birbirini andırsa da içinden geldiği gibi çalan biri olduğu için her defasında dinlersiniz. Ben de Türk müziğinde en çok taksim formunu yani improvize formu sevdiğimden bu tarz solo bir enstrümanla içinden geldiği gibi çalan insanlara hayranımdır. Eminim benim gibi sizler de bu modern halk ozanını (kendisine öyle diyor) bu kadar geç tanıdığınıza pişman olacaksınız. Haydi, şimdi size en meşhurundan başlayarak birkaç örnek vereyim:

The Song of The Golden Dragon

En meşhur parçası. Belki de en iyi parçası. Sizleri 9 dakika 12 saniyelik saygı duruşuna davet ediyorum.

Cuban Dance and Cuban Rhapsody

3 enstrüman tokluğunda, şov ve teknik kasmadan bir orkestra dinleyelim şimdi de

Internal Flight

1 saatlik meditasyon!

Between Fire and Water

Yine en meşhur parçalarından.

The Song of the Butterfly

Hint ezgileri dediğim işte tam da bu!

Daha birçok eseri var tabi. Onlar için de Spotify ve Youtube’a başvurabilirsiniz. Ben ilk intiba için 6 favori eserimi sizlere takdim ettim. Çevrenizi bu güzellikten mahrum bırakmayın. Bu yazıyı onlarla da paylaşmayı ihmal etmeyin. Yeni saklı hazineler için sitemi takip etmeyi de unutmayın!